"A" Harfi ile başlayan terimler

299 sonuç gösteriliyor
Sağlık Bilgisi – Radio

Anjiokeratom

Anjiyokeratomlar, ciltteki kılcal damarların genişlemesi veya çatlamasıyla oluşan iyi huylu, siğil benzeri çıkıntılardır. En yaygın türü olan Fordyce anjiyokeratomu, skrotum veya vulvada kırmızı, mavi, mor veya siyah lezyonlar oluşturur ve genital siğillere benzeyebilir. Türkiye’de özellikle 50 yaş üstü erkeklerde sık görülür. Genellikle semptomsuzdur, ancak kanama, kaşıntı veya estetik kaygılar nedeniyle tedavi tercih edilebilir. Kriyoterapi, lazer cerrahisi veya elektrocerrahi gibi yöntemlerle tedavi edilir. Bu makalede, anjiyokeratomların türleri, belirtileri, nedenleri, tanı yöntemleri, tedavi seçenekleri ve hastaların bu durumla nasıl başa çıkabileceği detaylı bir şekilde ele alınıyor.

Anjiomatoid Fibröz Histiositoma

Anjiomatoid fibröz histiositoma (AFH), kollar, bacaklar, eller veya ayaklarda görülen nadir bir yumuşak doku tümörüdür. Çocuklar, ergenler ve genç yetişkinlerde (ortalama 14 yaş) sık rastlanır ve genellikle iyi huyludur, ancak nadiren kötü huylu olabilir. Türkiye’de yumuşak doku tümörlerinin %0,3’ünü oluşturur. Semptomlar arasında ateş, anemi ve kilo kaybı yer alır, ancak çoğu vaka asemptomatiktir. Teşhis, biyopsi ile konur ve tedavi genellikle cerrahi eksizyondur. Kötü huylu vakalarda kemoterapi veya radyasyon gerekebilir. Erken teşhis ve tedavi, nüks riskini azaltır. Bu makalede, AFH’nin belirtileri, nedenleri, tanı yöntemleri, tedavi seçenekleri ve hastaların bu durumla nasıl başa çıkabileceği detaylı bir şekilde ele alınıyor.

Anjioödem

Anjioödem, cildin derin tabakalarında veya mukozalarda şişmeye yol açan bir reaksiyondur ve genellikle alerjilerle ilişkilidir. Yüz, dudaklar, gözler veya hava yollarını etkileyebilir; hava yollarında şişlik acil bir durumdur. Türkiye’de nüfusun %20-25’inin hayatında en az bir kez anjioödem yaşadığı tahmin edilmektedir. Akut alerjik, kalıtsal veya idiyopatik gibi türleri vardır. Tedavi, antihistaminikler, steroidler, epinefrin ve tetikleyicilerden kaçınmayı içerir. Erken müdahale, özellikle anafilaksi riskini azaltır. Bu makalede, anjioödemin türleri, belirtileri, nedenleri, tanı yöntemleri, tedavi seçenekleri ve hastaların bu durumla nasıl başa çıkabileceği detaylı bir şekilde ele alınıyor.

Anjiosarkom

Anjiyosarkom, kan veya lenf damarlarının iç astarında başlayan, nadir ve agresif bir yumuşak doku kanseridir. Genellikle baş, boyun veya göğüs cildinde, nadiren karaciğer, kalp veya dalak gibi organlarda oluşur. Türkiye’de oldukça seyrek görülen bu kanser, 60 yaş üstü erkeklerde ve radyasyon tedavisi görmüş kişilerde daha yaygındır. Belirtiler arasında morumsu cilt lekeleri, iyileşmeyen yaralar, ağrı veya nefes darlığı yer alır. Teşhis, biyopsi ve görüntüleme testleriyle (BT, MR, PET) konur. Tedavi, cerrahi, kemoterapi, radyasyon veya immünoterapiyi içerir, ancak nüks riski yüksektir. Erken teşhis ve multidisipliner tedavi, sağ kalımı artırabilir. Bu makalede, anjiyosarkomun belirtileri, nedenleri, tanı yöntemleri, tedavi seçenekleri ve hastaların bu durumla nasıl başa çıkabileceği detaylı bir şekilde ele alınıyor.

Anjiyoid Çizgiler

Anjioyoid çizgiler, gözün Bruch zarındaki küçük çatlaklardır ve genellikle semptomsuzdur, sadece göz muayenesinde tespit edilir. Pseudoxanthoma elasticum, Ehlers-Danlos sendromu, orak hücre hastalığı veya göz yaralanmalarıyla ilişkilidir. Türkiye’de nadir görülen bu durum, genellikle her iki gözde görülür ve yaşlanma veya sistemik hastalıklarla bağlantılı olabilir. Tedavi, komplikasyonlara (ör. koroid neovaskülarizasyonu) yöneliktir ve lazer, anti-VEGF ilaçlar veya fotodinamik terapiyi içerir. Erken teşhis ve düzenli göz kontrolleri, görme kaybını önlemede kritiktir. Bu makalede, anjioyoid çizgilerin belirtileri, nedenleri, tanı yöntemleri, tedavi seçenekleri ve hastaların bu durumla nasıl başa çıkabileceği detaylı bir şekilde ele alınıyor.

Anjiyolipom

Anjiyolipomlar, cilt altında kan damarları ve yağ dokusu içeren iyi huylu tümörlerdir. Genellikle 20-30 yaş arası genç yetişkinlerde, özellikle erkeklerde ve ön kollarda görülür. Türkiye’de tüm lipomların %5-17’sini oluşturan bu durum, süngerimsi, ağrılı yumrulara neden olur. İnfiltre olmayan ve infiltre edici türleri vardır; çoğu tedavi gerektirmez, ancak ağrı veya rahatsızlık durumunda cerrahi eksizyon uygulanır. Teşhis, biyopsi ve görüntüleme testleriyle konur. Erken teşhis, liposarkom gibi ciddi durumları dışlamak için önemlidir. Bu makalede, anjiyolipomların türleri, belirtileri, nedenleri, tanı yöntemleri, tedavi seçenekleri ve hastaların bu durumla nasıl başa çıkabileceği detaylı bir şekilde ele alınıyor.